– Din kardeşine gelen bir musibet ve kötülükten dolayı sakın sevinme. Sonra, Allah, onu rahmetiyle kuşatır da, seni imtihan eder (aynı belâya seni müptela eder)."
(Tirmizi
Muaz bin Cebel’den (Radiyallahu Anh):
" – Kim günah işleyip de tevbe eden kimseyi, işlediği o günahtan dolayı kınarsa, kendisi o günahı işlemeden ölmez."
(İmam Ahmed)
Bu hadislerde, bir mü’minin başına gelen bir musibet ve belâdan dolayı sevinmek; o mü’minin işlediği bir günahtan dolayı, yaptığına pişman olup olmadığına bakmadan, onu kınayıp kötülemek şiddetle men’edilmiştir.
Müslüman, herkese karşı hayırhâhtır. Yani, başkaları için sadece hayır ister, iyilik düşünür. Kimsenin kötülüğünü istemez. Kimsenin kötülüğüne sevinmez. Kimseyi hata ve günahlarından dolayı kınayıp ayıplamaz.
Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var.
Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır.
Hem madem "Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez." (Bakara Sûresi, 2:286.)
sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur.
Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır.
Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.
Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.
• EY İNSAN! Mutlak acizsin. Ama mahsun olma; O'nun güzel isimlerine ayine olman veçhiyle sonsuz değerlisin.
• Ey İnsan! Sakın ha; şu zevale yüz tutmuş alem-i faniye ehemmiyet verme, onun içine dalıp günahlara bulaşma, gaflete müteveccih olup vazife-i asliyeni unutma. Unutma ki, vazife-i asliyen ötelere yönelip, şu muvakkat âlemden kurtulmaktır. Resûl'ün nurlu iklimine girip, Allah'a kulluk etmektir. Evet gördüm ki, kurtuluşumuz sadece bu ulvi vazifeye namzed olma gayreti ve niyetiyle mümkündür.
• Ey İnsan! Ötelere talip olmalısın, burada kalamazsın. Çünkü işin sırrına erenler burada kalmadılar, vuslata ötelerde erdiler. Öteler ah öteler, kimbilir nice vuslatları gözlemekteler!
• Ey İnsan! Varım dersen kendine yazık edersin. Yokum dersen kainattan daha geniş bir âlemin kapılarını aralarsın.
• Ey İnsan! Detaylara girip vesveseyi davet etme. Bırak ki, o da seni bıraksın.
• Ey İnsan! Kaldır başını ve bak, kâinatta herşey yardımlaşıyor. Sen de, yardımlaşmalı ve paylaşmalısın. Ver ki, sana da verilsin.
• Ey İnsan! Hüzünle mücadeleyi bırak, hüzünle dost olmayı dene.
• Ey İnsan! Mesleğin had bildirmek olmasın. Haddini bilmek olsun.
• Ey İnsan! Kendine sormalısın: Kimi yüceltiyorsun? Kendini mi? Cemaatini mi? Malını ve evlatlarını mı? Yüceltmek fıtri bir duygudur. Ve Sadece O’nu yüceltmen için verilmiştir.
• Ey İnsan! Ömrünün şu an’ını hayali yarınlar uğruna satma. Yarın diye birşey yok. Yarın şu an’ın vücut bulmuş hali değil mi? Ki sen ona şu an sahipsin.
• Ey İnsan! Şunu bil ki; Nefsinin kusurunu gören kabul eder. Kabul eden tevbe eder. Tevbe eden Allah’a sığınır. Allah’a sığınan Rahmete kavuşur. Rahmete kavuşan şeytandan kurtulur.
• Ey İnsan! Kuralları Yaratıcı koyar. Sen kulsun. Sana düşen kurallara uymak ve hikmetlerini keşfetmektir.
• Ey İnsan! Ezan bir davettir. Namaz davete icabet etmektir. Davet eden kim? Davete icabet etmeyen kim? Kendine sormalısın…
• Ey İnsan! Gelene çok sevinme, gidene çok üzülme.
• Ey İnsan! Namazı bekle, namazı bekletme.
• Ey İnsan! Namazda gevşeme; gevşersin.
• Ey İnsan! Sen namazı bırakmazsan, namaz seni bırakmaz. Bırakan sen olma ki, namaz üzülüp mahzun olmasın.
• Ey İnsan! Aldatmak, aldanmaktır.
• Ey İnsan. Madem bütün hadisat Allah’tan onay ve müsaade alarak vücut buluyor, başıboş değil. Hadisatla uğraşmayı bırak. Hadisata tebessüm et, hadisatla barış. Niye deme. Hikmetini sorgula.
• Ey İnsan! Varoluşu varedilmişler açıklayamaz. Varoluşu ancak Vareden açıklayabilir. Görevin varoluşu gözlemlemek ve müşahitlik etmektir.
• Ey İnsan! Rabbim seni seviyor, sana değer veriyor, seni önemsiyor, seni kendine muhatap kabul ediyor, beş vakit sana özel davet gönderiyor. Yürümelisin. Yorulsan da, zorlansan da yürümelisin. Yapabilirsin. Yolun açık olsun.
• Ey insan! Dualarında kardeşlerin de yer bulsun… Vesselam