MEHMET's profileKALP SEVMEKTEN YORULMAZPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    June 24

    La- Tahzen / Üzülme

    La- Tahzen / Üzülme

    Karşı karşıya kalabileceğin muhtemel bir musibet için en kötü ihtimal ne olabilir sorusunu kendine sor. Sonra bu muhtemel sonuca kendini alıştır, ona tahammül etme konusunda kendine telkinde bulun. "Allah bize yeter, O ne güzel vekildir" ayetini tedebbür ederek bu hali sakin bir şekilde iyimser bir tabloya dönüştürmeye bak.

    La- Tahzen / Üzülme

    - Şunu unutma yaşadığın günün sınırları içinde yaşamazsan sıkıntı ve kaygıların artacak demektir. Biraz daha açarsak; Sabaha çıktıktan sonra artık akşamı bekleme, akşama kavuşunca da sabahı bekleme. Ne maziye takıl kal ne de gelecek kaygısı içinde ol.

    La- Tahzen / Üzülme

    - İnne maal usri yüsran / Her zorlukla birlikte kolaylık vardır. Yani kolaylık zorluğun içinde saklıdır!..

    La- Tahzen / Üzülme

    - Arapların bir sözü vardır; Gerilen ip kopar yani sıkıntılar, üzüntüler üst üste geldikçe ferahlama, rahatlama kapı da demektir. Allah Teala buyuruyor ki Kim ki Allahtan gerçek manada ittika ederse Allah da ona bir çıkış, kurtuluş yolu lütfeder ve ona hiç beklemediği, hesap etmediği yerlerden rızık ihsan eder.
    -
    Ahiret inancı, insanlığa huzurlu bir dünya hayatını sağlama yolunda büyük bir güç kazandıran muhteşem bir inanç sistemidir. Bu dünyada malı gasp edilen, zulme uğrayan vs bir şekilde haksızlığa maruz kalan kimse ahirette adaletin yerine geleceği inancıyla kalbi bir sükunete kavuşur.

    Ünlü bir Alman filozofun şöyle söylediği rivayet edilir. Dünyadaki hayat oyununun bir ikinci perdesi olduğu muhakkak. Çünkü bu ilk sahnede zalim ve mazlumu görüyor insafı göremiyoruz. Galib ve mağlubu görüyor adaleti göremiyoruz. O halde tüm bu adaletsizliği ortadan kaldıracak bir ikinci hayat mutlaka vardır.

    Kıyamet ve ahiretin varlığını zımni itiraf niteliğindeki Alman filozofun bu ifadeleri aklın yolunun bir olduğunu gösteriyor aslında...

    Bu dünyada zahiren adaletsizlikmiş gibi görünen haller, zenginlik/fakirlik, hastalık/sağlık, güçlülük/zayıflık gibi ölçülerin birer imtihan vesilesi olduğunu unutmayıp ona göre adımlarını atanlar kazançlı çıkacak olanlardır sakın unutma. Dolayısıyla içinde bulunduğun ortamdan dolayı üzülmeyi bir kenara bırak da imtihanı kazanmaya bak.

    İnkâr edenler, katiyyen diriltilmeyeceklerini sandılar. De ki: Hayır, Rabbim hakkı için mutlaka diriltileceksiniz, sonra yaptıklarınız size haber verilecektir. Bu, Allaha göre kolaydır. (Teğabun, 64/7, Nahl, 16/30-40).

    ***

    İçebileceğin Suyun, Bir Parça Ekmeğin Varsa Üzülme !

    İçebileceğin temiz suyun, seni doyurabilecek kadar bir aşın, üstünü örtecek bir elbisen varsa üzülme! Uzunca bir müddet ıssız bir adada mahzur kalan bir denizciye yaşamış olduğu bu tecrübeden çıkardığı en önemli dersin ne olduğunu sormuşlar. O da şunları söylemiş;

    İçebilecek temiz bir su, yetecek kadar aş olduğu sürece asla şikayetçi olunulmayacağını öğrendim.

    ***

    Öfkeyi Terk Et ve Affedici Ol

    İstatistiklere göre Çinlilerde strese bağlı kalp rahatsızları oranı oldukça düşükmüş. Bunun en önemli nedenleri arasında Çinlilerin sakin yapılı olmaları gösterilmiştir. Dolayısıyla sende mutlu ve huzurlu bir hayat için olaylara sükunetle yaklaş, her türlü kaygıyı, öfkeyi, şiddeti bir kenara bırakıp affedici ol. Tıpkı Kur'an-ı Kerim'deki mümin tasvirinde olduğu gibi;

    "Onlar ki, bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar; kızdıklarında öfkelerini yutar, insanların kusurlarını affederler.


    Not: Bu yazı büyük oranda Dr. Aid Kareni'nin La-Tahzen isimli Arapça eserinden derlenmiştir

    A.Yasin DEMİRCİ
    June 19

    HAŞA....ALLAHSIZ MÜSLÜMANLIK...................

    ALLAHSIZ MÜSLÜMANLIK
     

                Allah ile beraber yaşanmayan Müslümanlık Allahsız Müslümanlık kandırmacasıdır.  Allah ile iletişim kurdurmayan Allah için sevmeyi öğretmeyen bir Müslümanlık insanı geliştiremez insanı mutlu edemez.

                Müslümanlık bir külfetler paketi değil bir zevk olmalıdır. Müslümanlık aşk ile yaşanmalıdır. Müslüman dışarıdan bakanı imrendirmelidir. Kişi Müslüman’ım diyorsa kendisini tanıyanlar ona baktıkça bu ne güzel insan demelidir.

                Müslüman’ım diyen herkes Müslüman’dır. Fakat aşk ile olmayan bir Müslümanlık zordur, eziyettir, zevksizdir. Dışarıdan bakanı iter. Kimseyi özendirmez. Kimseye bu ne güzel insan dedirtmez. Aşk gelene kadar Müslüman; TAM Müslüman değildir HAM Müslüman’dır.

                Aşk gelince kişi Allah’ın sevdiği ve Allah’ı seven kişi olur. Allah’lı Müslümanlık budur.

                Allah’lı Müslüman iyiliklerini kendinden bilmez. İyilik yapmışsa unutur. Kötülük yapmışsa unutmaz. Müslümanlığı Allahtan kendisine gelmiş en büyük hediye kabul eder. Müslümanlığı seçmiş olmasını kendi marifeti saymaz.

                Allahsız Müslüman ise din adına yaptıklarıyla övünür. İyiliklerini kendi marifeti bilir. Kötülüklerini başkalarına mal eder. Kabahati zamana ve şartlara atar. Kusurlu Müslümanı da Müslüman olmayanı da hor görür.

                Allaha aşık olmak istersen aşk oklarının hedefe sıkıldığı yerlerde dolaş.

    Allahın yeryüzüne ve göklere çizdiği şaheserlere gönlünü aç

                Günün doğuşuna bak     

                Günün batışına bak

                Bulutların yürüyüşünü seyret              

                Çiçeklerin kokusuyla konuş

                Aşk okuyla vurulmak isteyen zırhını çıkarır. Bu zırh dünya sevgisidir.

                Dünyayı terk edeceğin bir şeyi seveceğin kadar sev…

    EZAN ÇİÇEĞİ

    İlginç özelliklere sahip otsu bir bitkidir.Lale iriliğindeki ipeksi sarı çiçekleri gün boyu kapalı durur. Güneş battığı anda aniden açılarak şaşırtıcı bir gösteri sunar. Ertesi gün öğlene doğru sönen çiçeklerin ömrü bir gündür. Ancak bol tomurcuk verdiği için problem olmaz. Baharda rozet biçimi etli ve tüylü yaprakların ortasından uzun bir sap çıkarır. Bu sapın üzerinde yaz boyu açacak olan tomurcukları taslak halinde bulunur. 1.5 metre uzayabilir.

    Akşam ezanında açmaya başlar ezan bitene kadar çiçek açılmış olur...

    Resimler bir akşam ezanı sürecince çekilmiş...